info@bariatricglobe.com www.bariatricglobe.com
+90 533 122 34 34 +90 533 122 34 34

Obezite Nedir?

Obezite Nedir?

Obezite, günümüzde  modern toplumlarda en sık karşılaşılan hastalıklardan birisidir. ”Obezite” latince kökenli ”obedere” kelimesinden köken almaktadır. Obedere latince çok yemek yiyen insan anlamındadır.

Obezite; besinlerle alınan enerjinin (kalori) harcanan enerjiden fazla olması ve fazla enerjinin vücutta yağ olarak depolanması (%20 veya daha fazla) sonucu ortaya çıkan, vücudun yağlı olan kütlesinin yağsız olan kütlesine göre çok fazla olmasına neden olan ve  yaşam kalitesini ve süresini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olarak kabul edilmektedir.  Dünya Sağlık Örgütü obeziteyi ” vücutta sağlığı bozacak derecede aşırı yağ birikmesi” olarak tarif etmektedir.

Günlük alınan enejinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda, harcanamayan enerji vücutta yağ olarak depolanmakta ve obezite oluşumuna neden olmaktadır. Buna paralel olarak, günümüz teknolojisindeki gelişmeler, yaşamı kolaylaştırmakla birlikte, günlük hareketleri önemli ölçüde sınırlamıştır. Anlaşılacağı üzere obezite; besinlerle alınan enerjinin (kalori) harcanan enerjiden fazla olması ve fazla enerjinin vücutta yağ olarak depolanması (%20 veya daha fazla) sonucu ortaya çıkan, yaşam kalitesini ve süresini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olarak kabul edilmektedir.

Obezitenin tıbbi açıdan değerlendirilmesinde bireylerin boy ve kilo oranları incelenmektedir. Yani bir bireyin aşırı kilolu yahut obez olup olmadığının kararına boy ve kilo oranları değerlendirilerek karar verilir.

Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının %15-18’i, kadınlarda ise %20-25’ini yağ dokusu oluşturmaktadır. Bu oranın erkeklerde %25, kadınlarda ise %30’un üstüne çıkması obeziteyi oluşturmaktadır.

Öncelikle yağ dokusunun vücudun neresinde toplandığını bilmek,obezitenin tanı ve tedavisi için oldukça önemlidir. Yağ dokusunun toplandığı bölgeler Elma tip ve armut tip olmak üzere ikiye ayrılabilir. Elma tip obezitede yağ göbek çevresinde birikmektedir. Armut tip obezitede ise kalça ve basenlerde biriktiği gözlemlenir. Fakat göbek çevresinde biriken yağın, kalça ve basenlere göre daha tehlikeli ve kalp hastalıklarına yakalanma riskinin daha yüksek olduğu kabul edilir. Yani bel çevresinin kalça çevresine oranı önem kazanmaktadır. Bu değerin 1’in altında olması gerekmektedir. Metabolik sendrom riski açısından erkeklerde bel çevresi 102 cm, kadınlarda ise 88 cm nin altında olmalıdır.