info@bariatricglobe.com www.bariatricglobe.com
+90 533 122 34 34 +90 533 122 34 34

Gastrik Bypass Ameliyatı

Gastrik Bypass Ameliyatı

Gastrik Bypass Ameliyatı Nedir?

Gastrik Bypass Ameliyatı (RYGB yada Roux-en-Y Gastrik Bypass),  Amerika’da ve ülkemizde en sık uygulanan obezite cerrahisi  yönteminden biridir. Gastrik bypass prosedürleri, vücutta fazla kiloların yağ dokusu şeklinde aşırı birikiminden oluşan ve ciddi sağlık problemlerine yol açan morbid obeziteyi tedavi etmekte kullanılan, bir grup benzer operasyondur. By – pass genel anlamda; “ normal ileti yolu üstündeki bir bölümün (oraya uğramadan) atlanarak geçilmesi” ve bu sayede devamlılığın sağlanması demektir. Obezite cerrahisinde “mide by-pass’ı” yöntemlerinden bahsettiğimizde ise; midenin küçültülmesine ek olarak; ince bağırsağın en az 1 metrelik en üstteki (mideye yakın) kısmının cerrahi yöntemle atlanarak devre dışı bırakılması söz konusudur

Gastrik Bypass Ameliyatı Nasıl Uygulanır?

Gastrik bypass cerrahisi de diğer obezite ameliyatları gibi genellikle laparoskopik yöntemle yapılır. Karın bölgesine açılan küçük kesilerden girilerek ameliyat gerçekleştirilir. Böylece hasta, ameliyat sonrasında gelişebilecek olası yara enfeksiyonu ve fıtık gibi risklerden de büyük ölçüde korunmuş olur. Bu ameliyat temelde iki mekanizma ile insanlara kilo kaybı yaşatmaktadır. Öncelikle mide; yutma borusu ile birleştiği en üst bölümünden yutma borusu tarafında ufak bir mide kısmı (tüm midenin % 5-10’u) bırakılacak şekilde kapatılıp kesilerek ayrılır. Bu ameliyatta midenin herhangi bir bölümü “tüp mide” ameliyatının aksine çıkartılmaz ve yerinde bırakılır. Ardından, her iki poşun ince barsaklarla olan bağlantıları yeniden düzenlenir. Ameliyatta küçük bir mide hacmi oluşturulmakta, bununla birlikte küçük olan mide daha sonra ince bağırsak ile bağlantı yapılarak gelen besinlerin büyük mideyi bypass ederek ince bağırsağa geçmesiyle çalışmaktadır. Esas amaç, sindirim sisteminde kestirme bir yol açılarak, gıdaların tam sindirilmeden sona doğru ulaştırılmasıdır. Gastrik bypass ameliyatı sayesinde besinler midenin başlangıcından ince bağırsağın ortasına atlatılır. Bu şekilde midenin neredeyse % 95’lik bölümü , on iki parmak bağırsağı ve ince bağırsağın ilk 1 metrelik üst kısmı devre dışı bırakılmış yani tıbbi anlamda “by-pass” ‘lanmış olur. Bu kısımlar üst ucu kapalı, alt ucu aktif sindirim kanalına açılan bir çıkmaz sokak haline getirilir. Sadece salgılarını sisteme dökerler. Besinler buralara hiç girmeden geçip giderek azıcık sindirilip atılmış olurlar. Bu ameliyatta hem diğer obezite cerrahisi ameliyatlarında olduğu gibi mide hacminin küçültülmesi hem de bağırsakların bir bölümünün devre dışı bırakılarak, tüketilen yiyeceklerin bir kısmının emilmeden atılması hedeflenir.  Bu şekilde hem daha az bir besin ile doyma sağlanabilmekte ve çok uzun bir bölüm devre dışı bırakıldığı için besinlerin önemli bir kesimi sindirilememektedir.

Gastrik Bypass Ameliyatı Kimler İçin Uygundur?

Gastrik bypass ameliyatı, hacimli yiyen ve özellikle aşırı karbonhidratlı hamur işi tüketen hastalar için uygun olabilir. Bu ameliyata karar verrken dikkat edilmesi gereken şey vücut kitle endeksidir. ileri derecede şişmanlık durumlarında (VKİ>60 – “super super obezite”) veya tip 2 şeker hastalığının çok ön planda ve “eski” olup artık uzun süredir “insülin” kullanmak zorunda olan hastalarda Gastrik Bypass Ameliyatı  tercih edilebilir. Bunun nedeni bu ameliyatın başarısız olur ve yeniden kilo alımına başlanırsa başka bir ameliyata çevrilemiyor oluşudur. Diğer bir deyişle; ilk ameliyat olarak by-pass uygulanmış birine ileriki yıllarda bir başka girişim uygulamak neredeyse imkansız iken, ilk ameliyatın tüp mide olması durumunda bunun by-pass’a çevrilmesi rahatlıkla olasıdır.

Yani obez hastalar için bu ameliyat ya son çare olmalı yada ilk denemede başarılı olmaktan başka çare olmamalıdır.

Gastrik Bypass ameliyatlarının avantajları nelerdir?

Gastrik Bypass uygulaması cerrah için kolay, ameliyat süresi kısa bir ameliyattır. En çok uygulanan ameliyat olmasının altında yatan temel neden de, gastrik bypass ameliyatının kolay uygulanabilir olmasıdır.

Gastrik Bypass ameliyatının dezavantajları nelerdir?

Bu operasyon türü, içeriği nedeniyle, aşırı derecede hacim kısıtlayıcı bir işlem olarak geçmektedir.  Dolayısıyla oluşturulan küçük mide hacminde ki çok ufak esnemelerde bile etkinlikte azalma kolayca görülebilmektedir. Özellikle, belli bir vücut kitle indeksinin üzerinde ki hastalarda, verimlilik %40 a kadar düşebilmektedir. Ameliyattan öncesinde olmadığı halde, bazı hastalarda gastrik bypass sonrası ortaya çıkan bir tatlı tüketme düşkünlüğü görülebilmektedir. Bu durum gastrik bypass açısından kontrol edilemeyecek bir sorundur.  Bu gibi gastrik bypass sonrası kilo alımı durumlarında en ideal ve kalıcı kilo kontrolü Duodenal Switch ameliyatı ile elde edilebilmektedir.

Bütün bunların yanında, gastrik bypass ameliyatlarında bazı anatomik olumsuzluklar da yaşanabilmektedir. Bu operasyonlarda kesilen vagus kası ile midenin çıkışlarını ve midenin tamamını kontrol eden pilor kası etkinliğini kaybeder. Pilor kası Midenin kontrolsüz bir şekilde boşalmasını önleyen bir nevi emniyet sistemidir.Bu kas sistemi sayesinde, ince bağırsaklardan gelen safra mideye giriş yapamaz. Bu durum ise mide boşaltımının kontrol dışına çıkmasına neden olur. Gastrik bypass operasyonu ile ikiye ayrılan midede, geriye kalan kısımın yemek borusu ile bağlantısı ortadan kaldırılır ve sinirsel uyarıda bozulma meydana gelir.

Tüm bunların yanı sıra, kalan midede endoskopi şansı ortadan kalktığı için, bu alanda meydana gelebilecek ülser, gastrit ya da kanser gibi risklere karşı erken tanı ve tedavi gibi seçenekler kalmamaktadır.